Zor Meslek Bu Yalnızlık

Velhasıl yazdığım yazıların bir tanesini okusun dediğimiz kişiler, aslında bir tanesini bile bilmiyorsa sıkıntı büyüktür arkadaşlar.

Şimdi o, kalkıp ismimi google'a yazacak biraz stalklayıp buraları bulacak filan. Ütopyamda bile olmaz öyle şeyler. Hayalleriminde bir sınırı var, yokmuş gibi görünse de.

Geçen gün konuşuyorduk arkadaşımla, dedik ki "Kim bizim twitterda beğendiğimize kadar bakacak ya da adımızı bilimum kullandığı her sosyal medya ortamına yazıp bulacak?". Diyoruz hangimiz sevmedik çılgınlar gibi ama sadece biz seviyoruz çılgınlar gibi. Bizi kimse sevmiyor. Bizi, şu dediğim şeylerden birini bile yapacak kadar kimse sevmiyor.

Seven varsa ve söylemiyorsa ona da hakkımı helal etmiyorum. Çünkü bence aşk herşeyden önce hakikaten cesaret işi. Sanki ben kalkıp G.'ye hoşlandığımı söyledim? Açıkçası bunu söyleyince de değişmiyor (gördük), söylemeyince de değişmiyor (gördük).

İşin sırrını çözdüm sanmıştım, olunca bir anda oluyor diyordum ama bir anda da olmuyormuş.

Peki bende ki bu ölü toprağı bu kısmetsizlik nereden ya? O gemi hani bir gün gelecekti İsmail Abi? Benimki gelmiyor. 

Bu akşam güzelyalı sahilinden bostanlı sahiline el salladım. Onu da mı görmedin? 

Ya benim bu hayallerimde beni güldürüyor. Bir umut diyorum belki şu an onunda canı sıkıldı. Çekti kapıyı sahile indi. Ben böyle çok umutlarla Bostanlı sahiline gittim haberiniz var mı? Bir keresinde ortak arkadaşımızla karşılaşmıştık ama o kadar.

En azından diyorum, sevmeyi öğrendim. Çünkü geçen gün blogumda ki yazıları ayıklıyordum. Ergenlikler ile dolu saçma sapanları hayatımdan çıkarıyordum. Ne kadar küstah ve acımasız davrandığımı fark ettim sevdiklerime de beni sevenlere de. 

Yine bu akşam konuşuyorduk Özgeyle. Diyorduk neden olmuyor bu işler o kadar çabaya ve ya beklemeye rağmen bak diyor ki canım arkadaşım "Benimki, benim gibi üşendiğinden gelmiyordur." ben de dedim "E benimki niye gelmiyor peki, ben üşengeçte değilim." bak kız diyor ki işi çözmüş "Senin ki de gururundan gelmiyordur şu an sana gurur yapıyordur."

Hakkaten benim bu gururum var ya. Vardı desem yeridir. Geçen gün kırıldı, parçalandı. Ama öyle hızlı toparlandı ki. Yine de sanki her an yine ayaklar altına alınabilecek gibi ürkeğiz.

Sonra bir de düşünüyorum en azından diyorum sevgi için aşk için elimden geleni yaptım bazılarına. Ama bazen olmaz işte. Bunlar da olmadı. Zaten bu eski blog yazılarına bakıyordum, bahsettiğim herkese "İyi ki olmamış" dedim. 1 istisna harici hepsine iyi ki olmamış dedim. Hepsinin ya kötü karakterleri çıktı, ya idealsizlikleri, ya da bunlara benzer kötü bir şeyleri. 

Yine de yalnızlıkta zor meslek.

"Nazım aşka aşıktı." beni de böyle hatırlayınız.

Nazım Hikmet anısına şunları koyalım ve gidelim o zaman;

  • Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma. Çünkü aşk; "onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır" aslında...

  • Fakat artık ümit yetmiyor bana / Ben artık şarkı dinlemek değil / Şarkı söylemek istiyorum


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gecenin Bu Türlüsü

I Lost in Time

79. Yayın Yazısına Hoşgeldiniz!