Kararlar, Kararlar, Kararlar
Bakın size ne anlatacağım. Sosyal dünyaya geri döndüm ya yeni kararlar alıpta döndüm. Aslında yeni kararları döndükten sonra aldım. Ama amaaaan ne haltsa ise yedim ben onu.
"Bugün bir film izledim tüm hayatım değişti" demeyi de çok isterdim lakin değişmese de karar aldırttı yani bir şeyleri başlattı e başlamakta bitirmenin yarısıdır gibi bir sözümsü bir söz vardı. Neyse ondan dolayı bende başladım. Allasem Damla ne diyorsun sen anlarından birini yaşıyorum sayın seyirciler.
Bu arada küçük bir nüans fark ettim eskiden blog yazdığım için kendimi part time bir yazar gibi hissediyordum. Ama blog yazan yazar değildiri öğrendim geçen gün. Kitap yazan yazardır onu öğrendim.
Neyse asıl konuya geçersek artık sosyal kültürün bir parçası olmak istemiyorum. Yani 17 yaşındaki insanlar şu kiabımı okuyor ben okumayacağım. Çünkü biliyorum ki o okunan kiapların çoğunun edebi bir değeri yok. Farklı, özgün, sıradışı olacağım. Zaten aslında öyleydim ama lafı niye uzattıysam kısaca ben edebi değeri olan kitaplar okuyup, müzikler dinleyip dünyaya açılacağım.
Neyse o yüzden ben Oğuz Atay - Tutunamayanlar'a geri dönüyorum.
Onun dışında c2*'den adam akıllı tanıştığım bir arkadaşım var. Çok değerli bir insan ve benim düşüncelerimi, hayallerimi dinleyip Bay Boğaya da küfür eden bir insan.Karşılıklı içki içip mayhoş halde birbirimize asılıyoruz ama ikimizde biliyoruz ki biz arkadaşız. O değerli insanla sadece isimlerimizi biliyoruz ve İstanbul'a gittiğim ilk gün İstanbul kahkahalarımızla boğulacağına eminim. Bana ufaklık demesine kızıyorum ama beyfendi gönül almasını biliyor. Neyse işte bayılıyorum onunla sohbete. Buradan ona sesleniyorum gerçi göremez ama " Bu akşamda gelirsin umarım! ".
İyi Akşamlar Sayın Seyirciler Esenle Kalın
"Bugün bir film izledim tüm hayatım değişti" demeyi de çok isterdim lakin değişmese de karar aldırttı yani bir şeyleri başlattı e başlamakta bitirmenin yarısıdır gibi bir sözümsü bir söz vardı. Neyse ondan dolayı bende başladım. Allasem Damla ne diyorsun sen anlarından birini yaşıyorum sayın seyirciler.
Bu arada küçük bir nüans fark ettim eskiden blog yazdığım için kendimi part time bir yazar gibi hissediyordum. Ama blog yazan yazar değildiri öğrendim geçen gün. Kitap yazan yazardır onu öğrendim.
Neyse asıl konuya geçersek artık sosyal kültürün bir parçası olmak istemiyorum. Yani 17 yaşındaki insanlar şu kiabımı okuyor ben okumayacağım. Çünkü biliyorum ki o okunan kiapların çoğunun edebi bir değeri yok. Farklı, özgün, sıradışı olacağım. Zaten aslında öyleydim ama lafı niye uzattıysam kısaca ben edebi değeri olan kitaplar okuyup, müzikler dinleyip dünyaya açılacağım.
Neyse o yüzden ben Oğuz Atay - Tutunamayanlar'a geri dönüyorum.
Onun dışında c2*'den adam akıllı tanıştığım bir arkadaşım var. Çok değerli bir insan ve benim düşüncelerimi, hayallerimi dinleyip Bay Boğaya da küfür eden bir insan.Karşılıklı içki içip mayhoş halde birbirimize asılıyoruz ama ikimizde biliyoruz ki biz arkadaşız. O değerli insanla sadece isimlerimizi biliyoruz ve İstanbul'a gittiğim ilk gün İstanbul kahkahalarımızla boğulacağına eminim. Bana ufaklık demesine kızıyorum ama beyfendi gönül almasını biliyor. Neyse işte bayılıyorum onunla sohbete. Buradan ona sesleniyorum gerçi göremez ama " Bu akşamda gelirsin umarım! ".
İyi Akşamlar Sayın Seyirciler Esenle Kalın
Yorumlar
Yorum Gönder